Sonradan Kontrol Denetimleri ve Alınacak Önlemler
ÖZET
Sonradan kontrol denetimleri, 4458 sayılı Gümrük Kanunu, 1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Ticaret Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Yönetmeliği, Sonradan Kontrol ve Riskli İşlemlerin Kontrolü Yönetmeliği ile belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde firmaların gümrük ve dış ticaret işlemlerinin gümrük ve dış ticaret mevzuatı ile diğer ilgili mevzuata uygunluğunun ticari bilgi ve belgeler üzerinden kontrolünü içermektedir.
Sonradan kontrol kapsamında her yıl belirli sayıdaki firma, Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünce elde olunan risk kriterleri çerçevesinde “Yıllık Sonradan Kontrol Programı” kapsamına alınmaktadır. Bu firmaların ticari bilgi ve belgeler üzerinden Ticaret Müfettişlerince incelenmeleri neticesinde elde olunan sonuçlar hakkında Sonradan Kontrol Raporu tanzim edilmekte, idari yaptırımı gerektirir hususların varlığı durumunda ise Gümrük İdarelerince ek tahakkuk ve ceza kararları düzenlenmektedir.
Anahtar kelimeler: Sonradan Kontrol (Firma) İncelemesi, Onaylanmış Kişi Statüsü (OKS), Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS), …
GENEL
Tedarik sürecinin en önemli halkalarından birisi de hiç şüphesiz gümrük işlemleridir. Gümrük işlemleri doğrudan veya dolaylı bir çok kurum ve kuruluşun mevzuatını da içeren kapsamlı bir uygulama alanına sahiptir.
Kamu idaresi açısından bu sürecin sağlık yürütülmesi, risk unsurları çerçevesinde kontrolleri de gerekli kılmaktadır. Bu anlamda gümrük beyannamesi ve eki belgeler, 2009 yılına kadar (mülga) Kontrol Genel Müdürlüğü bünyesinde sınırlı olarak kontrol edilmekteydi. Gümrük işlemlerinin yoğunluğu karşısında kontrollerin sınırlı kalması yeni düzenlemeleri de beraberinde getirmiştir.
Bu kapsamda sonradan kontrollerin bir plan ve program çerçevesinde gerçekleştirilmesi amacıyla, Gümrük Kanunun 10 uncu ve 73’üncü maddelerine dayanılarak 27.10.2008 tarihli 27037 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sonradan Kontrol ve Riskli İşlemlerin Kontrolü Yönetmeliği ile bu denetimlere ilişkin usul ve esaslar düzenlenmiştir.
Yapılan bu düzenlemeler uyarınca, gümrük idarelerine yapılan beyanlar ile gümrük işlemlerinin kanun, yönetmelik ve sair düzenlemelerle belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde doğruluğunun ve uygunluğunun Ticaret Müfettişlerince (Gümrük Müfettişlerince) ticari bilgi ve belgeler üzerinden kontrolü sağlanmıştır.
Bu denetimler planlı sonradan kontrol ve plan dışı sonradan kontrol olmak üzere 2’ye ayrılmaktadır. Planlı sonradan kontrol, Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünce her yıl düzenlenen sonradan kontrol programı çerçevesinde gerçekleştirilen denetimler iken, plan dışı sonradan kontrol ise planlı sonradan kontrol dışında kalan kontrollerdir. Burada gümrük idaresi güncel durum değerlendirmesi yaparak sektör, konu ya da spesifik durumlar özelinde kişi veya işlemlerin sonradan kontrolünü gerçekleştirebilmektedir.
Sonradan Kontrol Kapsamına Alınan Firmaların Belirlenmesi
Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğünce yıllık sonradan kontrol planı çerçevesinde hazırlanan sonradan kontrol programları, anılan Genel Müdürlüğün bağlı bulunduğu Bakan Yardımcısı başkanlığında, Rehberlik ve Teftiş Başkanı, Gümrükler Genel Müdürü, Gümrükler Muhafaza Genel Müdürü ve Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdüründen oluşan Risk Değerlendirme ve Koordinasyon Komisyonunun olumlu görüşü ve Bakan onayı ile yürürlüğe girmektedir.
Düzenlenen sonradan kontrol programı kapsamına alınan kişi/kişiler ve firmalar; ek tahakkuk ve ceza kararları, sektör bilgisi, gümrük işlemleri, tedarikçi ülke, tedarik edilen eşyanın gümrük tarifesi ve uygulanan tarife dışı önlemler, ithalat ya da ihracat işlemlerine yeni başlanması vb. birçok risk faktörü esas alınarak belirlenmektedir. Gerekli görülmesi durumunda yıllık planla belirlenen kontrollerin dışında da firmalar sonradan kontrol kapsamına alınabilmektedir. Bunlar plan dışı sonradan kontrol olarak adlandırılmaktadır.
Diğer taraftan Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası çerçevesinde gümrük beyanları yeşil hatta işlem gören firmalar da sonradan kontrol programı kapsamına alınarak gümrük ve dış ticaret işlemlerinin sonradan kontrolü sağlanmaktadır.
Bu firmaların işlemlerine yönelik kontroller zamanaşımı hükümleri dikkate alınmak suretiyle belirli aralıklarla tekrarlanabilmektedir. Gümrük vergi alacağına bağlı para cezalarında zamanaşımı 3 yıl olması nedeniyle bu süreler genellikle 3 yıl olmakla birlikte istisnai durumlarla da karşılaşılması mümkündür.
Sonradan Kontrole Tabi Kişilerin/Firmaların Yükümlülükleri
Sonradan kontrole tabi tutulan kişiler/firmalar;
– Sonradan kontrole için gerekli her türlü bilgi, veri, kayıt, defter, belge ve diğer evrakı vermek ve her türlü yardımı sağlamakla yükümlüdür.
– Sonradan kontrolü yapan müfettişe gerekli belgeler ile bilgi işlem sistemi vasıtasıyla tanzim edilmiş bilgi, belge ve verilere doğrudan veya dolaylı erişimde yardımcı olmak zorundadır.
– Müfettişler gümrük işlemleriyle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili bütün kişilerden de bilgi talep edebilir. İlgili kişiler işlemlerle ilgili bütün bilgi ve belgeleri sunmakla yükümlüdür.
– Firmalar, müfettişlerin mahallinde yapacağı incelemeler için uygun bir çalışma ortamı ve gerekli yardımcı maddeleri bedelsiz olarak sağlamakla yükümlüdür.
– Müfettişler kontrole tabi kişilere ait işyerlerinin her yerine girme ve inceleme yapma yetkisine sahiptir.
Sonradan Kontrollerde izlenecek Usul
Gümrük ve dış ticaret işlemleri doğrudan ve dolaylı birçok Uluslararası Anlaşma, Kanun, Karar, Yönetmelik vb. mevzuatla kendisine düzenleme alanı bulmuştur. Şüphesiz mevzuatın bu kadar geniş olması ve sık sık değişikliğe uğraması uygulamalarda eksik ve hatalı işlemleri de beraberinde getirmekte, gümrük vergilerinin eksik tahakkuk etmesine neden olmaktadır. Müfettişler tarafından sonradan kontrollerde firmaların ithalat ve ihracat beyannamelerinin gümrük vergileri karşısındaki durumu ile gümrük mevzuatı ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği kapsamlı şekilde incelenmektedir.
Müfettişler, yapacakları incelemelerde gümrük vergi alacağına bağlı para cezasını gerektirir hususlar açısından 3 yıllık zamanaşımı çerçevesinde belge ve bilgileri incelerken, gümrük vergi alacağına bağlı olmayan para cezalarında Kabahatler Kanunu uyarınca 8 yıllık zamanaşımı süresini esas alarak incelemelerini gerçekleştirmektedir. Zira Türk Ticaret Kanunu’na göre firmaların belge saklama sorumlulukları 10 yıl olup bu sürelere dikkat edilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde; Gümrük Kanunu’nun “Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar” başlıklı 234 ila 238 inci maddelerine temas eden hususların varlığı ile “Usulsüzlüklere İlişkin Cezalar” başlıklı 239 ila 241 inci maddesine temas eden hususların varlığı dikkate alınır.
Yapılan kontroller sırasında soruşturmayı gerektirir bir fiilin tespiti durumunda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca Soruşturma Raporu tanzim edilerek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
İncelemelerde gümrük kıymeti, eşyanın menşei ve gümrük tarifesi önemli yer tutmaktadır. Bunların doğru ve eksiksiz beyan edilmesi işlemlerin sıhhati açısından önemlidir. Kıymet incelemelerinde şirket muhasebe kayıtları önemli yer tutmaktadır. Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde kullanılan hesaplar esas alınarak yapılan incelemelerde stok hareketleri, banka transferleri, royalti lisans sözleşmeleri, satın alma sözleşmeleri, KDV Beyannameleri, yurt içi gider kalemleri, teslim şekilleri, transfer fiyatlandırması vb. birçok unsur dikkate alınmaktadır.
Ayrıca, tarife mevzuatı uyarınca tarife cetveli ve izahnamesi ile tarife yorum kuralları çerçevesinde eşyanın teknik özellikleri dikkate alınarak doğru beyan edilip edilmediği, menşe mevzuatı uyarınca eşyanın menşe kazanması için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı, menşe belgelerinin ilgili uluslararası anlaşmalara uygunluğu, gümrük rejimlerinin usulüne uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, dahilde işleme rejiminde izin belgelerinin usulüne uygun kapatılıp kapatılmadığı, teminatlar ve iadeleri, yatırım teşvik uygulamaları vb. bir çok unsur inceleme konusu yapılmaktadır.
Onaylanmış Kişi Statüsü (OKS) veya Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) sahibi firmaların ayrıca bu statülere ilişkin şartları taşımaya devam edip etmedikleri, OKS veya YYS kapsamında sağlanan kolaylıklardan mevzuata uygun olarak yararlanılıp yararlanılmadığı ile yapılan ithalat, ihracat, transit, vb. gümrük işlemlerinin başta Gümrük Mevzuatı olmak üzere ilgili diğer mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı, vb. hususları incelenir, araştırılır, gerekli tedbirler ve çözüm yolları önerilir.
Müfettişler Tarafından İncelenecek Hususlar
Gümrük ve dış ticaret işlemleri doğrudan ve dolaylı birçok Uluslararası Anlaşma, Kanun, Karar, Yönetmelik, Tebliğ ve Genelge ile kendisine düzenleme alanı bulmuştur. Şüphesiz mevzuatın bu kadar geniş olması ve sık sık değişikliğe uğraması uygulamalarda eksik ve hatalı işlemleri de beraberinde getirmekte, gümrük vergilerinin eksik tahakkuk etmesine neden olmaktadır. Müfettişler tarafından sonradan kontrollerde firmaların ithalat ve ihracat beyannamelerinin gümrük vergileri karşısındaki durumu ile gümrük mevzuatı ve ilgili diğer mevzuatta öngörülen yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği kapsamlı şekilde incelenmektedir
Müfettişler, yapacakları incelemelerde gümrük vergi alacağına bağlı para cezasını gerektirir hususlar açısından 3 yıllık zamanaşımı çerçevesinde belge ve bilgileri incelerken, gümrük vergi alacağına bağlı olmayan para cezalarında 8 yıllık zamanaşımı süresini esas alarak gerçekleştirmektedir. Zira Türk Ticaret Kanunu’na göre belge saklama süresi 10 yıl olup firmaların bu sürelere dikkat etmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde; Gümrük Kanunu’nun “Vergi Kaybına Neden Olan İşlemlere Uygulanacak Cezalar” başlıklı 234 ila 238 inci maddelerine temas eden hususların varlığı ile “Usulsüzlüklere İlişkin Cezalar” başlıklı 239 ila 241 inci maddesine temas eden hususların varlığı dikkate alınır.
Yapılan kontroller sırasında soruşturmayı gerektirir bir fiilin tespiti durumunda 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca Soruşturma Raporu tanzim edilerek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulur.
İncelemelerde gümrük kıymeti, eşyanın menşei ve gümrük tarifesi önemli yer tutmaktadır. Bunların doğru ve eksiksiz beyan edilmesi işlemlerin sıhhati açısından önemlidir. Kıymet incelemelerinde şirket muhasebe kayıtları önemli yer tutmaktadır. Dış ticaret işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde kullanılan hesaplar esas alınarak yapılan incelemelerde stok hareketleri, banka transferleri, royalti lisans sözleşmeleri, satın alma sözleşmeleri, KDV Beyannameleri, yurt içi gider kalemleri, teslim şekilleri, transfer fiyatlandırması vb. birçok unsur dikkate alınmaktadır.
Ayrıca, tarife mevzuatı uyarınca tarife cetveli ve izahnamesi ile tarife yorum kuralları çerçevesinde eşyanın teknik özellikleri dikkate alınarak doğru beyan edilip edilmediği, menşe mevzuatı uyarınca eşyanın menşe kazanması için gerekli şartları taşıyıp taşımadığı, menşe belgelerinin ilgili uluslararası anlaşmalara uygunluğu, gümrük rejimlerinin usulüne uygun olarak kullanılıp kullanılmadığı, dahilde işleme rejiminde izin belgelerinin usulüne uygun kapatılıp kapatılmadığı, teminatlar ve iadeleri, yatırım teşvik uygulamaları vb. bir çok unsur inceleme konusu yapılmaktadır.
Onaylanmış Kişi Statüsü (OKS) veya Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü (YYS) sahibi firmaların ayrıca bu statülere ilişkin şartları taşımaya devam edip etmedikleri, OKS veya YYS Statüsü kapsamında sağlanan kolaylıklardan mevzuata uygun olarak yararlanılıp yararlanılmadığı ile yapılan ithalat, ihracat, transit, vb. gümrük işlemlerinin başta Gümrük Mevzuatı olmak üzere ilgili mevzuat hükümlerine uygun olup olmadığı, vb. hususları incelenir, araştırılır, gerekli tedbirler ve çözüm yolları önerilir.
Sonradan Kontrolün Sağladığı Avantajlar
Sonradan kontroller her ne kadar firmalar tarafından olumsuz bir durum olarak algılansa da inceleme yapılan firmaya sayısız avantajlar sağlamaktadır.
Denetimlerde, yapılacak tespitlerle firmaların gümrük ve dış ticaret operasyonlarının yasal yükümlülükler karşısındaki durumu ortaya konulmaktadır. Böylece firmalarda mevcut olup farkına varılmayan problemler daha fazla büyümeden ve/veya başka problemlere yol açmadan çözüme kavuşturulabilmektedir. Ayrıca devam eden operasyonlarda bu eksiklikleri giderme, hatalara karşı önlem alma fırsatı yakalanmış olur.
Sonradan kontrollerin ülkemiz ekonomisine bir diğer katkısı ise fırsat eşitliğinin sağlanmasına yöneliktir. Nitekim yapılan denetimler kötü niyetli girişimler için caydırıcı olmakta, piyasa bozucu faaliyetlerin önüne geçilmesini sağlamaktadır. Bu durum kamu maliyesi açısından da vergi kaçakçılığının önüne geçmekte, bütçenin sağlıklı bir yapıya kavuşturmasını desteklemektedir
Gümrük incelemelerinin, risk analizine dayalı ve objektif esaslar çerçevesinde yapılıyor olması, denetim olanaklarının verimli ve etkin kullanılmasına, denetimlerin riskli işlemler üzerinde yoğunlaştırılarak gümrük işlemlerinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesine imkan tanımaktadır.
Diğer taraftan sonradan kontrollerde yapılan tespitler gümrük camiasında ve sektörel bazda farkındalık uyandırarak benzer hataların tekrarlanmasını engellemektedir.
Firmalarca Alınacak Önlemler
Firmalar, sonradan kontrolün sağladığı avantajların yanı sıra hatalı ya da eksik işlemlerin tespiti durumunda ağır sonuçlarla da karşı karşıya kalabilmektedirler. Nitekim denetim faaliyetleri neticesinde elde olunan sonuçlara baktığımızda bu tür durumlarla sıklıkla karşılaşılabilmektedir.
Bu açıdan riskleri minimize etmek adına otokontrol süreçleri geliştirmek, teknik konularda uzman desteği alarak mevzuata uyumluluk ve iç kontrol süreçlerinin sürdürülebilir şekilde örgütlenmesi, firmaların sağlıklı bir dış ticaret süreci açısından önem arz etmektedir.
Gümrük Kanunu’nun “Eşyanın Tesliminden Sonra Beyanın Kontrolü” başlıklı 73. maddesinde gümrük idarelerinin beyan sahibinin talebi üzerine beyannamenin düzeltilmesini eşyanın tesliminden sonra da yapabileceği ifade edilmiştir. Bu düzeltme taleplerinden biri de gümrük kanununun idari para cezalarını düzenleyen 234 ve 236’ncı maddelerinde birtakım aykırılıkların gümrük idaresinin tespitinden önce bildirilmesi durumunda, hesaplanan cezanın %10 nispetinde uygulanacağı kendiliğinden bildirim müessesesi iken bir diğer husus Gümrük Yönetmeliğinin 53. maddesinde düzenlenen istisnai kıymetle beyan uygulamasıdır.
Sonradan kontrol denetimine tabi olacak firmaların bu denetimlerden önce uzman desteği alarak gümrük işlemlerinin önceden kontrollerini yapması, hatalı/eksik işlemleri tespit ederek mevzuatın imkan tanıdığı(aşağıda detayları verilen) kendiliğinden bildirim ve istisnai kıymetle beyan uygulamasından yararlanması, ağır ceza ve yaptırımların önüne geçilmesi açısından çok önemlidir.
Gümrük Kanunu’nda Kendiliğinden Bildirim Müessesesi
Gümrük Kanununun vergi kaybına neden olan işlemlere uygulanacak yaptırımları düzenleyen 234/1. maddesi uyarınca, serbest dolaşıma giriş rejimi veya kısmi muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimine tabi tutulan eşyaya ilişkin olarak, gümrük tarifesini veya vergilendirmeye esas unsurlara aykırılık dolayısıyla meydana gelen fark vergiler ile kıymeti üzerinden vergiye tabi eşyanın beyan edilen kıymetinde noksanlık bulunması durumlarında noksanlığın 3 katı para cezası tatbik edilirken, aynı maddenin 3. fıkrasında bu aykırılıkların gümrük idaresinin tespitinden önce yükümlü tarafından gümrük idaresine bildirilmesi durumunda hesaplanan cezaların %10 nispetinde uygulanacağı belirtilmektedir.
Bu durum, yukarıda belirtilen aykırılıkların dahilde işleme rejimi, gümrük kontrolü altında işleme rejimi ve tam muafiyet suretiyle geçici ithalat rejimi kapsamında yapılan beyanlarda da geçerlidir.
Yine Gümrük Kanunu’nun 235/6. maddesinde;
Serbest dolaşıma giriş rejimine tabi tutulan eşyanın,
– Genel düzenleyici idari işlemlerle ithalinin yasaklanmış olduğu,
– Belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen, eşya belge veya bilgiye bağlı değilmiş gibi ya da belge bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğu,
İhracat rejimine tabi tutulan eşyanın,
– Eşyanın genel düzenleyici işlemlerle ihracının yasaklanmış olduğu,
– Eşyanın ihracı belli kuruluşların vereceği ve gümrük idaresine ibrazı veya beyanı zorunlu olan lisans, izin, uygunluk belgesi veya bu belgeler yerine geçen bilgiye bağlı olmasına rağmen eşya belge veya bilgiye bağlı değilmiş gibi ya da belge bilgi alınmış gibi beyanda bulunulduğu,
Durumlarda, bu aykırılıkların gümrük idaresinin tespitinden önce yükümlü tarafından gümrük idaresine bildirilmesi durumunda hesaplanan cezaların %10 nispetinde uygulanacağı hükme bağlanmıştır.
İstisnai Kıymetle Beyan
Firmaların kapanmış statüdeki gümrük beyanlarını tamamlayıcı beyan ile düzeltme imkanına sahip olduğu istisnai kıymetle beyan uygulaması Gümrük Yönetmeliğinin 53. maddesinde düzenlenmiştir. Bu uygulamayı kendi içerisinde ithal anında mevcudiyeti bilinen ancak bedelinin ne olacağı tespit edilemeyen kıymet unsurları ile ithal anında mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet unsurları olarak 2 kategoride ele alabiliriz.
İlk olarak Gümrük Yönetmeliğinin 53/1 maddesi uyarınca beyan sahibinin talebi üzerine;
a. Konsinye şekilde teslim edilen çabuk bozulabilir eşyanın,
b. Gümrük kıymetine ilave edilmesi gereken, ancak ihracatçı ve ithalatçı arasındaki sözleşme gereği söz konusu kıymet unsurları gümrük yükümlülüğünün başladığı tarihten sonra belli olacak eşyanın,
c. Satış sözleşmesinde, fiyatın sonradan gözden geçirilmesini öngören hükümler içeren eşyanın,
ç. Boru hatları veya elektrik telleri ile taşınan ve depolama imkânı olmayan sürekli akış halinde olan eşyanın,
Gümrük kıymetinin tespitinde beyanname tescil tarihinden sonra ortaya çıkacak kıymet unsurlarına istisnai kıymetle beyan imkanı getirilmiştir.
Yine Yönetmeliğin 53/6. Maddesiyle ithal eşyasının gümrük beyannamesi tescil tarihi itibariyle mevcut bilgi ve belgelere istinaden beyanda bulunulan ancak tutarı kesin olarak belirlenemeyen depolama, tahmil-tahliye, liman giderleri gibi ithalatta katma değer vergisi matrah unsurları için matrah unsurunun muhasebe kayıtlarına intikal ettiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunularak ödeme imkanı sağlanmıştır.
Yukarıda ifade ettiğimiz hususlar beyan anında mevcudiyeti bilinen ya da öngörülebilen ancak tutarı tam tespit edilemeyen kıymet unsurlarını içerirken, ticari hayatın dinamikleri karşısında ithal anında mevcudiyeti bilinmeyen kıymet unsurları da bulunmaktadır. Bu hususlar Yönetmeliğin 53/5. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ithal eşyasının gümrük kıymetine veya katma değer vergisi matrahına girmesi gereken, ancak gümrük beyannamesinin tescili anında beyan sahibi tarafından mevcudiyetinin bilinmesi mümkün olmayan kıymet veya matrah unsurları herhangi bir idari yaptırıma muhatap olmadan muhasebe kayıtlarına intikal ettirildiği ayı takip eden ayın yirmi altıncı günü akşamına kadar beyanda bulunulabilecek ve vergileri de aynı süre içinde ödenecektir.
Sonradan Kontrollerde Yapılacak Tespitlerin Firmalara Etkisi
Firmaların gümrük ve dış ticaret işlemlerinin sonradan kontrolü sonucunda yapılacak tespitler ve düzenlenecek ek tahakkuk ve ceza kararları firmaların gelecekte yapacakları işlemler açısından kritik öneme sahiptir. Bu denetimin sonuçları gerek cari gümrük işlemlerinde gerekse de tamamlanmış gümrük işlemlerinde kendisini gösterebilmektedir.
Cari gümrük işlemlerinde gümrük beyanları gümrük idarelerince daha eşya sınır gümrük idaresine gelmeden risk analizine tabi tutmakta, bu analizlere göre eşyanın kontrol türünü belirlenmektedir. Buna göre belge kontrolü ve fiziki kontrollerin yanı sıra eşyalar x-ray taramasından da geçirilebilmektedir. Bu durum gümrük işlemlerinin uzamasına ve firmaların ilave maliyetlere katlanmasına neden olabilmektedir.
Diğer taraftan benzer durum varış gümrük idaresinde yapılacak gümrük işlemlerinde de geçerlidir. Varış gümrük idaresinde yapılacak gümrük beyanları, firmaların risk puanı dikkate alınarak belge kontrolü ya da fiziki kontrole kontrole tabi tutulmaktadır. Ayrıca, YYS sahibi firmalar yeşil hat uygulaması uyarınca herhangi bir kontrole tabi olmadan bu süreci tamamlayabilmektedir.
Yukarıda bahsedilen cari gümrük işlemlerinde yapılan kontrollerin yanı sıra firmalar kapanmış statüdeki gümrük beyannameleri nedeniyle de gümrük kontrollerine tabi tutulabilmektedir. Bu kapsamda, gümrük beyanları Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlükleri bünyesinde Kontrol Şube Müdürlükleri tarafından kontrollere tabi tutulabilecekleri gibi sonradan kontrol programı çerçevesinde belirli periyotlarla Ticaret Müfettişleri tarafından da sonradan kontrol edilebilmektedir.
Gümrük idarelerince yapılacak tüm bu kontroller, firmaların risk puanına göre gerçekleştirilmekte, bu risk puanının belirlenmesinde ise firmalar adına düzenlenen geçmiş dönem ceza kararları, ek tahakkuk kararları ve sonradan kontrol raporlarında yer verilen hususlar dikkate alınmaktadır. Bu minvalde firmaların sağlıklı ve hasarsız bir sonradan kontrol süreci geçirmeleri gelecekte daha düşük risk puanına sahip olmalarına, dolayısıyla da daha az gümrük kontrollerine tabi tutulmalarına imkan tanımaktadır.
Şüphesiz bu durum gümrük süreçlerinin hızlanmasını, demuraj, ardiye vb. ilave maliyetlerin önüne geçilmesini sağlayacaktır.
Sonradan kontrol sonuçlarının firmalara bir diğer etkisi de basitleştirilmiş gümrük uygulamalarına imkan sağlayan Yetkilendirilmiş Yükümlü Statüsü(YYS) ve Onaylanmış Kişi Statü Belgesi(OKSB) yönüyledir. Bu belge ve statü sahibi firmaların sonradan kontrolü sonucunda yapılacak tespitler, düzenlenecek ek tahakkuk ve ceza kararları, firmaların bu belge ve statülerini kaybetmelerine neden olabilecektir.
Bu açısıdan gümrük işlemlerine ilişkin sürekli kontrol mekanizmalarının kurulması ve güncel mevzuat değişikliklerinin takip edilerek işlemlerin bu değişikliklere uyarlanması büyük önem arz etmektedir. Bu kontrol mekanizmaları neticesinde tespit edilen risk unsurlarının gümrük mevzuatının imkan tanıdığı kendiliğinden bildirim ve istisnai kıymetle beyan uygulamaları ile bertaraf edilmesi ve düşük firma risk puanı sağlanması, hızlı ve maliyet etkin bir gümrükleme işlemine imkan tanıyacaktır.
Sonuç
Şirketler, mamul, yarı mamul ya da hammadde ihtiyaçlarının diğer ülke kaynaklarından karşılanması ya da üretim çıktılarının dış pazarlara ihraç edilmesinde operasyonlarını gümrük ve dış ticaret mevzuatına uygun olarak yönetmek durumundadır. Şüphesiz firmalar arasında fırsat eşitliğinin sağlandığı, rekabetçi bir ekonomi için bu durum birer zorunluluktur.
Diğer taraftan kanun yapıcının piyasa bozucu faaliyetlerde bulunmak isteyen kötü niyetli girişimlere karşı önleyici tedbirler alması, caydırıcı nitelikte düzenlemer yapması birer gereklilik olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu önleyici tedbirlerin ve caydırıcı nitelikte düzenlemelerin uygulanabilmesi şüphesiz etkin gümrük denetim ve kontrol mekanizmalarının kurulmasına bağlıdır. Gümrük uygulamalarında bu denetim mekanizmalarından birisi de 27.10.2008 tarihli 27037 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Sonradan Kontrol ve Riskli İşlemlerin Kontrolü Yönetmeliği uyarınca Ticaret Müfettişleri tarafından yapılan sonradan kontrollerdir.
Sonradan kontrol denetimleri ile firmaların gümrük ve dış ticaret işlemlerinin mevzuata uyarlılığı ile gümrük vergileri karşısındaki durumu irdelenmekte, hatalı ve/veya eksik işlemler idari yaptırımlara konu edilmektedir.
Sonradan kontrol denetimlerinde yapılacak tespitler ve düzenlenecek ek tahakkuk ve ceza kararları karşısında firmaların Gümrük İdaresince riskli addedilerek daha sıkı denetim ve kontrol süreçlerinden geçirilmesi, tedarik süreçlerinde gümrük işlemlerinin uzamasına, ilave maliyet kalemlerine neden olabileceği gibi YYS ve OKSB gibi gümrük işlerinin basitleştirilmiş usulde yapılmasına olanak sağlayan belgelerin geri alınmasına da neden olabilmektedir.
Diğer taraftan gerek gümrük mevzuatının karmaşık yapısı ve sık değişikliğe uğraması gerek ticari hayatın dinamik yapısı firmaların gümrük mevzuatına uyumu konusunda zorluk yaşamalarına, sık sık hata yapmalarına neden olabilmektedir. Bu ve benzeri durumların önüne geçilebilmesi adına Gümrük Kanununun 234/3 ve 235/6. maddeleri uyarınca sağlanan kendiliğinden bildirim müessesesi ve Gümrük Yönetmeliğinin 53. maddesi ile sağlanan istisnai kıymetle beyanla firmaların gümrük işlemlerinde yapılacak hataları telafi etme imkanı sağlanmıştır.
Sonuç olarak, firmaların sonradan kontrol denetimlerini sağlıklı geçirebilmerleri için alınacak uzman desteği ile sürekli kontrol mekanizmaları kurmaları ve risklerin önceden tespit edilmesi, gümrük mevzuatında yer alan kendiliğinden bildirim ve istisnai kıymetle beyan müesseselerinden yararlanılarak idari yaptırımları önleyici tedbirlerin alınması, gümrük ve dış ticaret işlemlerinin sağlıklı yürütülmesine olanak sağlayacaktır.

Bir yanıt yazın